|
|
Sinop tarihi açıdan
önemli bir
yerdir.Antik çağdan
beri parlak ve yoğun
bir ticari ve
kültürel yaşantıya
sahip olan Sinop, bu
niteliğini Bizans,
Selçuklu, Candaroğlu
ve Osmanlı
yönetimlerinde de
sürdürmüş, ayrıca
kale ve tersanesi
ile bölgenin en
önemli askeri
üslerinden biri
olmuştur. Bu
durumunu Sinop
Baskını'ndan sonra
kaybetmeye başlayan
kent, sur dışına
güneydoğu yönde
azınlık yerleşmeleri
ile batıya doğru ise
yönetim ve eğitim
gibi kamu hizmetleri
yerleşmesiyle
çıkmıştır.
İlin Adının Kaynağı
[değiştir]Antik
Çağ'da, Paflagonya
bölgesi içinde kalan
Sinop'un
saptanabilen en eski
adı, Sinopedir. Bir
söylenceye göre kent
adının kurucusu
olarak kabul edilen
aynı isimli bir
Amazon kraliçesinden
almıştır. Bir başka
söylenceye göreyse,
kenti eski Yunan'da
Irmak Tanrısı
Asopos'un su perisi
kızlarından Sinope
kurmuştur. Bahsi
geçen Yunan
efsaneleri İÖ V. -
IV. ve III.
Y.Yıllarda
tarihlenmektedir ve
aynı dönem kent
sikkemeri üstünde,
Sinope'nin başı
görülmektedir. Hangi
söylence
benimsenirse
benimsensin, kentin
kurucusunun Sinope
olduğu kesindir.
Ancak, Sinope bir su
perisi ise, kentin
Yunanlı
kolonicilerce;
Amazon ise;
Anadolu'nun yerli
halklarınca kurulmuş
olması gerekir. Bu
ikilem, dilbilim
çalışmalarıyla bir
ölçüde
çözülmemiştir: Gerek
etimolojisine
yabancı olan Sin ya
da Sind sözcüklerine
Yunanistan'ın
dışında daha çok
Pontos,Doğu
Anadolu,İran ve
Hindistan'da
rastlanmaktadır. Bu
da, Sinope adının
yerli Anadolu
dillerinde gelmiş
olabileceğini
göstermektedir. Ünlü
Antik Çağ
coğrafyasısı Strabon
ise, kentin kurucusu
olarak,
Argonotlar'dan
Teselyalı Otolikos'u
göstermekte ve onun
kenti ele geçirerek
bir Yunan kolonisi
kurduğu yazmaktadır.
"Kentin ele
geçirilmesi"
kavramı,
kolonileştirmeden
önce, kent'te yerli
bir halkın
yaşandığını ortaya
koymaktadır.
Strabon'un sözünü
ettiği gelişmeden
sonra, Sinope Kenti
İÖ VII. yıllarında
bir kez
Miletuslular'ca
kolonileştirilmistir.
Kent'te, sırasıyla
Miletuslu Habrindas,
Koos ve Krenitas
dönemlerinde
yerleşilmiştir. Tüm
bü söylence ve
tarihsel olaylar
Sinop'un ilk
çağlarda yerli
halkça kurulduğunu,
bu yerleşimi,
söylencesel Argonot
seferiyle ilgili
olarak bir Yunan
kolonisi'nin
izlediğini, son
olarak da
Miletuslular'ın
burada bir koloni
kurduğunu ortaya
koymaktadır. Sinop'u
da içeren Karadeniz
bölgesi'nin en eski
halkı Hitit
kaynakalrında bahsi
geçen Kaşkalar olup,
bu kaynağa göre "Arauanna
Ülkesi adlı bir
bölge de, Sinop
yöresinde
bulunuyordu.
Pontus Dönemi
[değiştir]183 M.Ö.
Pharnakes I Sinopu
elle geçirdi ve
Pontus Krallığı'nın
başkenti yaptı. O
dönemlerde, Sinop
tarihinde en parlak
dönemini yaşadı. Tüm
tarihi yapıtlar ve
Sinop Kalesi Pontus
dönemine dayaniyor.
Pontus Kralı
Mithridates VI M.Ö.
64 yılında yapılan
savaşı Pompeius
Magnus'a kaybedince
Romalılar Pontus'u
Roma
İmparatorluğu'nun
egemenliği altına
aldılar. Sinop'un
önemi Roma döneminde
azalmıştır.
Bizans Dönemi
[değiştir]Sinop
doğal korunaklı bir
liman kenti olduğu
için, Bizans
Dönemi'nde de
önemini korudu.
Rusya steplerinden
ya da Orta
Anadolu'dan gelen
ürünlerin boşaltma
yükleme merkezi
burasıydı. Sinop,
Bizans
egemenliğin'nin
dönemlerinde
Paflagonya Theması
içinde yer alıyordu.
Osmanlı Dönemi
[değiştir]Osmanlı
yönetimi altında
Sinop, bir süre
barış içinde yaşadı.
Ancak patlak veren
Celali ve Suhte
ayaklanmaları
sırasında büyük
sıkıntılar çekti.
1558'de Kanuni'nin
oğulları Selim ve
Beyazıd arasında
çıkan saltanat
kavgasından sonra
Anadolu'da
karışıklar giderek
arttı. İran'a
sığınan Beyazid geri
dönmesi kaygısıyla
Rumeli askerinin
Amasya-Tokat
arasında
bekletilmesine
karşın, yöredeki
olaylar azalmadı.
Sinop, Bafra ve
Ladik'te suhteler
halkın can, mal ve
namusuna
saldırıyorlardı.Devlet
görevlilerinden ve
halktan bazı
kişiler'de,
suhtelere yardımcı
oluyorlardı.
Kastamonu Sancakbeyi
Süleyman Bey'de
İstanbul'a
gönderdiği mektupta
Boyabat, Sinop,
Durağan
kadılıklarına zekat,
sadaka ve benzer
adlarla zorla para
toplayan suhtelerden
ve rüşvet karşılığı
bunlara yardım eden
hazine
tahsildarlarından
yakınıyordu.
1567-1568'de
olaylarıin daha da
artmış olduğu; Sinop
Kadısı'nın
İstanbul'a
gönderdiği mektupta
anlaşılmaktadır.
Bolu'da soygunlar
düzenleyen iki suhte
topluluğu, devlet
giriştiği hareket
sırasında Sinop'a
çekildiler.
Sinop'daki eylemleri
yakınma konusu
olunca devlet, Bursa
Sancakbeyine suhteri
cezalandırma görevi
verdi. 200 kadar
sipahi seferden
alıkonularak
suhteler üzerine
gönderildi. Ancak
sipahiler suhtelerle
çarpışmaya
yanaşmadılar.
Boyabatlı Söyleme ve
Kara Hüseyin
adındaki suhtelerin
başkanlığında
hareket eden
gruplar, yöredeki
tüm kasabaları
haraça bağladığı
gibi, Sinop
Kadısı'nın yolunu
kesip bir adamı
öldürdüler.
II. Meşrutiyet
dönemine
gelindiğinde DR.
Rıza Nur Sinop
Mebusu olarak
meclise girdi.
www.sinop.gov.tr
|